2. Yaşamım
Bu aralar internette gezerken adını duyduğum Second life adlı programı yükledim. 3d boyutlu sohbet programıymış fakat beni son derece bağımlı hale getirdiği için ben yaşam similasyonu demek istiyorum. Sitede üye olduktan sonra hızla programı çalıştırdım. Hava alanı benzeri bir yerdeydim. Günlük aktif insan sayısı 7 milyondu. Tabii sadece 5000 adet türk oyuncu vardı. Ama yinede bir kaç türk bulabilmiştim. İnsanlar oturuyor, sohbet ediyor, alışveriş yapıyor, uyuyor, ev kiralıyor, ev yapıyor hatta evlenip boşanabiliyorlar. Yinede 13 yaşından çocuklara tavsiye etmiyorum. Özellikle de kadın kullanıcıları gördüğüm kadarıyla durmadan taciz ediyorlar. Ve bir çok kendini bilmez insanlar soyunuk geziyor. Malesef müstahcen yerlerinde de mozaikleme yok. Ama yine de gerçek hayatta yapmak isteyipte yapamadığız şeyleri yapmak için güzel bir sanal dünya oluşturulmuş. Ve yapacaklarınız hayal gücünüze kalmış. En son burada oturuyordum ki bu fotoyu oyunun içinde ben çekmiş bulunmaktayım. Oyunda bir çıplak adam, bir strizptizci kadın, iki robot, 3 ay savaşçısı ve son olarak bir tanede emzikli kız gördüm.Unutmadan oyunda uçarak istediğiniz yere gidebiliyorsunuz. Hatta sultan ahmet camisi bile var. Vestel ve star haberin binalarını bile gördüm. Nette bir tane daha yaşamım var. Oyunda milyarder olanlar var. Oh ne rahat lüks hayat...
Obama'nın hayatı film oluyor
Obama'nın hayat hikayesinin hangi film stüdyosu tarafından sinemaya aktarılacağı belirsizliğini korurken, söz konusu filmin yönetmen koltuğuna kimin oturacağı ve senaryonun kimin tarafından kaleme alınacağı ise henüz bilinmiyor.Denzel Washington bu konuda Daily Mail’e yaptığı açıklamada, Obama'nın hayat hikayesinin anlatılacağı biyografik bir filmde ABD başkanını canlandırıyor olmaktan mutluluk duyacağını belirtti. Başkan Obama'dan bu konuda müsade aldığının da altını çizen Washington, Obama'yı beyazperdede kendisinin canlandıracak olmasının başkanı da aynı şekilde mutlu ettiğini söyledi.
“Obama” rolünün altından başarıyla kalkacağına da değinen Wastington, bu konuda kendisine tek problemi, başkanın küçük kulaklarının çıkartacağını esprili bir şekilde açıklamaktan da geri kalmadı.
Geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamalarda Başkan Obama, söz konusu filmde kendisini ünlü aktör Will Smith'in canlandırmasını istemişti. Obama, bunun gerekçesi olarak ise Smith ile kulak yapılarının aynı olmasını göstermişti.
Başkanlık görevinde henüz bir senesini bile doldurmayan Obama'nın biyografisinin, beyazperdeye uyarlanacak olması sinema çevrelerinde daha şimdiden tartışma yarattı.
Wanted 2
“Wanted”ın yaratıcısı Mark Miller, “Wandet 2” film projesinin senaryosunu tamamladığını ve çekimlerine sekiz hafta içerisinde başlanacağını açıkladı.Wanted'ın devam niteliğinde olacak film projesinde yönetmen koltuğuna, serinin birinci filminde olduğu gibi yeniden Rus yönetmen Timur Bekmambetov oturacak. Wanted'ın ana karakterlerinden birisi olan 'Wasley Gibson' rolünde ise, bir kere daha James McAvoy'u göreceğiz.
“Wanted 2”, Mark Miller'in grafik romanının dört ve beşinci baskılarındaki uluslararası suikastçı grubu konunun merkezinde yer alacak.
Red One dijital kameranın kullanıldığı ilk film olan “Wanted”, 75 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilmiş ve gişede 341 milyon dolar hasılat elde etme başarısını göstermişti.
Küstüm, Küstüm, Küstüm blogger'ın kralı olsanız küstüm!
Kendimi son günlerde çok yorgun hissediyorum. Bloguma yazı yazmak konusunda zorlanıyorum belki de. Hani şu yazıya başlayayım diyorum fakat sonra konuyu yeterli bulmuyorum. Kollarımın yazmak için yetersiz kaldığını düşünüyorum. Aslında bugün söz birşeyler yazmaya çalışacağım. Hasta olmadığıma eminim ama belki de olma aşamasına geldim. Yoksa başka hangi nedenden kendimi bu kadar aciz hissederim.Yine o ağrılar girdi kolum, kemiklerim çıt, çıt sesleriyle bükülüyor. Dışarı çıkıp bir temiz havamı alsam. Zombi olabiliriz ama bizimde etlerimiz çürür. Bizde grip oluruz. Bizde aşık oluruz. Yemek yaparız, roman yazarız, koklarınız, tadına bakarız, duyarız, güleriz ve ağlarız. Bizi dışlamanıza ne gerek var söylenize, beneaththeground' a taze kan lazım. Mail adresimi verdiğimden beri bir mail bile yollamadınız. Küstüm size!
Grand Theft Auto’nun filmi
Firmadan Dan Houser’a göre, “GTA oyunlarının iki saatlik filmlere dönüştürülmesi çok zor, çünkü oyunun yapısal derinliğinin ve detaylarının hakkını vermek zor.” Houser’ın kardeşi Sam Houser da, oyunların film uyarlamalarının yetersizliğinden şikayetçi: “Hepimiz biliyoruz ki elinizdeki eğlence ürününün üzerinden düşük kaliteli yan ürünler üretmenin amacı, kolay yoldan para kazanmaktır ve ürettiğiniz eserin uzun vadedeki istikrarı asla bu tür şeylerle sağlanamaz.” Houser, bahsettiği düşük kaliteli uyarlamalara örnek vermese de Street Fighter ve The Legend of Chun-Li gibi hem sanatsal, hem de ticari anlamda hayal kırıklığı yaratmış olan birçok proje mevcut.
Houser’ın bu yorumları, daha önce yapmış olduğu açıklamalarla paralel. Şubat 2008’de Houser, başrolünde Eminem’in oynama olasılığı olan bir GTA filmi konusunda görüşmelerde bulunduklarını, ancak bunun gerçekleşmesi durumunda birçok şartları olacağını belirtmişti. Geçen yılki açıklamalarında, “Olur da bir film projesi gerçekleştirecek olursak, bu ancak yaratıcılık açısından kafamıza takılan sorunları çözdüğümüzde mümkün olabilir. Eğer projenin yaratım sürecinde kontrol bizde olursa, başarısız olsa bile en azından iç rahatlığıyla projeyi biz bu hale getirdik diyebiliriz.” diyen tecrübeli yapımcının kardeşi, son açıklamasıyla bir GTA filmi olasılığının çok düşük de olsa hala var olduğuna işaret ediyor.
Bruce film oluyor...

Genç yaşta hayata veda eden, dövüş sanatlarının usta ismi Bruce Lee'nin hayatı, üç filmlik seri ile sinemaya aktarılacak.
(26 Temmuz 2009) 1940 doğumlu Bruce Lee 33 yaşında hayata gözlerini yummuştu. Üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen bu zamanda da aktör, filozof, yönetmen, senarist ve eğitmen olan efsane isim Bruce Lee'yi bilmeyen yoktur. Şimdi de 20. yüzyılın ikonu haline gelen Bruce Lee'nin ismini taşıyacak filmi yapılıyor. Filmin çekimlerine bu yıl ekim ayında başlanacak.
Hıdrellez
Gelenek ve göreneklerimize ne kadar sahip çıkıyoruz? Gelenek ve göreneklerimiz bizim milli kültürümüzü oluşturmazlar mı? Milli kültürüne sahip çıkmayan bir ülke yıkılmaya mahkûm değil midir? O zaman neden kendi kendimizi yıkma çabasına giriyoruz? Evet, klasik bir giriş yaptım sorular sorarak ama belki de en etkili girişler sorularla başlamalıdır. Okuyucu sıkılmamalı yazar okuyucu ile konuşmalıdır.
Ahmet Türkan



















